18 Şubat 2011 Cuma

Nebil'i kullanmak..


Nebil üzerinden siyaset yürütenleri izlerken kahroluyorum.

Kin gütme siyaseti nedeniyle yapılan iddialar öyle bir noktaya varıyor ki; tanımayanlar için Nebil hakkında onlarca soru işareti doğuruyor..

Nebil, kahraman mı ?

Nebil, yalancı mı ?

Nebil, ikiyüzlü mü ?

İbrahim Yalçın'ın anılarında okuyoruz; cezaevinde aylarca birlikte yattıkları Nebil, ne kendisine ne de başka bir koğuş arkadaşına nasıl yakalandığına dair en ufak bir bilgi vermiyor..

Neden ?

İbrahim'in kendisi, cezaevi anılarında ilk olarak nasıl yakalandıkları hususunu konuştuklarını yazıyor.. Ama bu konuda Nebil, kendilerine hiç bir şey söylemiyor..

Yahut da söylüyor da; işlerine gelmediği için ifade etmiyorlar..

Bilemiyoruz..

Yine İbrahim'in iddiasına göre; Filistin dönüşünde İstanbul'da buluştukları Nebil, Mihrac'a güvenilmemesi gerektiğini söyleyip bir de kaset veriyor... Ama neden güvenilmemesi gerektiğini hiç söylemiyor..

Halbuki kelle koltukta gezen bir militanın, mücadeledeki yoldaşlarını böylesi hayati bir durumdan haberdar etmesi, onları uyarması gerekmez mi ?

Aksi halde; olacakların sorumluluğu altında kalacağını bilmez mi ?

Güvensizlik nedenlerini bir kaç sözle arkadaşlarına anlatmak yerine Nebil, hangi müsait ortamdaysa hiç üşenmeyip bir teyp ve kaset bularak eleştirilerini sesli olarak göndermek istiyor...

Kime ?

Mihrac'a..

Yani; kendisini yakalattığını(?) bildiği, güvenilmez (?) dediği kişiye..

Bu da ilginç..

İbrahim'in iddiasına göre; Ali Çakmaklı olayından sonra İstanbul'da yine Nebil ile buluşuyorlar.. Bu buluşmada Nebil'in kendisine; '' Ali'ye karşılık Mihrac'ı cezalandırmak isteyen arkadaşlarını ZOR zaptettiklerini...'' söylediğini iddia ediyor.

Yahu nasıl bir durum bu ?

Anlattığınız bu Nebil, ne kadar gafil ?

Bir yandan Mihrac'ın güvenilmez olduğunu söylüyor, hatta kendisini ihbar (?) eden olduğunu biliyor ama her nedense onun cezalandırılmasına engel olmak için de arkadaşlarını zor zaptediyor..

Vay, vay, vayyy..!

Behey İbrahim; madem bu kadar zekisin, bir kez olsun Nebil'e bu çelişkisinin nedenini sormadın mı ?

Nebil'e; hem Mihrac'a güvenilmez diyorsun, hem de onu esirgemeye çalışıyorsun demek aklına gelmedi mi hiç ?

Sen kendini uyanık, herkesi aptal mı sanırsın ?

Ya da şöyle sorayım:

Behey rezil; sen Nebil'i gafil, iki yüzlü mü sanırsın ?

Kabak tadı veren bu palavralardan vaz geç artık..

Temcit pilavı oldu, papaz yemiyor..

Hiç yorum yok: